Translate

14 Mart 2017 Salı

HEKİMLİK HAYATIM BOYUNCA ALDIĞIM EN DEĞERLİ TIP BAYRAMI HEDİYESİDİR İTİNAYLA OKUYUNUZ EFENİM


                  Bugün tıp bayramıydı,nice yıllardır kutlamıyorum,bayramlık bir halimiz kalmadı çünkü.Ancak öyle bir sürpriz yaptı ki bana Merih,kutlamadığım tüm bayramları kutlamış oldum bugün.Ne yazık ki ancak akşam fark ettim sürprizi.
                  Merih; bana yaşattığın hissiyatın tarifi yok ama biliyorum ki sen de şu an aynı şeyleri hissediyorsun.Yayını hazırlarken nasıl heyecanlandığını,nasıl mutluluktan coştuğunu,nasıl duygulandığını biliyorum çünkü aynı saf çocuk duygularını yaşıyoruz biz hala yüreğimizde.Yaptığımız her şeyi gerçekten öyle hissettiğimiz için yapıyoruz,söylediğimiz her sözü öyle söylemek istediğimiz için söylüyoruz,yapmacıklık yok bizde.Beni en iyi görüp anlayan insanlardan birisisin,aklımı ruhumu okuyorsun,beni doğru dürüst çözümlüyorsun,sırf bunun için bile binlerce, binlerce teşekkür ederim sana.İnsanlara,hayvanlara,doğaya yaşattığın tüm güzellikler sana dönsün AĞAÇLARA RUH VEREN KADIN ❤❤❤❤❤


YAYININ ORJİNALİ MERİH'İN ATMOSFERİ BLOGUNDADIR.İPED'LE FOTOLARI AKTARAMADIM,MERAK EDENLERİ MERİH'İN ATMOSFERİNDE YE ALALIM EFENİM 😁



Merih'in Atmosferinde

14 MART 2017 SALI
S E V D A A A A .....TIP BAYRAMIN KUTLU OLSUNNNNN...!

 (  DİKİŞ SEVDA'SI BLOĞ....)
                                            S     E     V     D     A  ..........!   Dr....!

Ağlarsan canına okuyacağım,(((  Ağlamak yooook gülmek vaaaaar....!)))))


En başta güneşim dediğin,aşkın,yoldaşın,hayat arkadaşınla,yavrularınla,
bir ömür boyu mutluluklar dilerim......     




Sen bizim bloğların genç ideal çiçeği burnunda DOKTORUSUN hala unutma;

Biz de unutmadan kutllayalım dedik,ve izinsiz nesiz sayfamızın,kapak kızı yaptık.



O kendisini takdim ederken sayfasında, (Emekli Tıp Doktoru- ATATÜRK GENCİ ) diye ifade ederken,ilave edeyim, tam bir Avrupalı Türk  VE  Türkiye Cumhuriyet kadını örneği ,olmasından,gurur duyarım...

Eeee güzel bir bloğ arkadaşı,kalbi güzel,işi güzel,becerikli olunca da,
Tıp Bayramını unutursak ayıp olurdu bize.....



Arkadaş canlısı,şeker mi şeker bence o dokunduğu hastalara dağıtırken şifaları,aldı zaten bütün duaları.....



Emekliye karar verdiği gün bile çok erken di,bence ancak bir bildiği,inandığı değerler vardı  ki...Kararını böyle verdi.



Hobilerimi-kedilerimi-en önemlisi ikizleri mi ? Zamanın çoğunu vermek için onlara,
hiperaktif kadın yeterdi ki eminim her yere,dedim ya bir bildiği vardı.



Kedisi-Çapisi
 için kafayı sıyırırdı az daha götüremeseydi Almanya'ya,

Meraklısına tanıtayim istedim, Sevda KUŞUm derim ben ona,

Benim için önemli nedeni ,öğretici,yeteneklerinin sınırsız olmasına yardımcı olan araştırmacı,okuyan-uygulayan sonuçtan yararlandığında da paylaşıp bunun mutluluğunu başkasının da yaşamasından keyif alan birisi,yorulup araştırıp size sunarken bundan gocunmayan,kıskanmayan bir kadın.



Ben onu dikişi ile tanıdım en çok da Pazen elbiselere can verip üzerinde,kelebek zerafetinde, yakıştırması medeni cesaretiyle sunmasıylada hayran kaldım.
Sevdim-beğendim ben bu kadını,



İşte  ( DİKİŞ SEVDA'SI ) sayfasında tüm güzel bilgileri,ayrıntısı ile öğrenmeniz için,
selamlıyor sizleri,
Geç kalmadan sayfasına uğrayıp kutlayalım SEVDAKUŞUMu,bilgiye,öğrenmeye,öğretmeye,şifalı olmaya sevdalı arkadaşımı.




Bu da sana hediyem olsun.Görüldüğü üzere senin ekmekler gibi kabarmasa da kokusu , istahla yememize sebep,midemize oturup ağırtsa bile, 
DOKTORUM...

Gönderen Merih'in Atmosferinde zaman: 01:45 
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
Twitter'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Pinterest'te Paylaş

19 yorum:

Küçük Mucizelerim14 Mart 2017 02:21
Sevda Hocam,
Doktor güzeli, dikiş güzeli, mutfak güzeli, anne güzeli, kedisinin güzeli, yavrularının, eşinin güzeli,bizlerin güzeli.
Kutlu olsun bayramın.

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:57
Nilhaann çok sağoll ❤❤❤

Sil
Yanıtla

bücürükveben14 Mart 2017 02:32
Ay, ay, ay, bu nasıl süper bir yazı olmuş, şu ara yapmam gereken bir iş var (yazarak)o yüzden bir türlü arkadaşlarıma sen dahil uğrayamadım, ama tıp bayramı Sevda görünce damladım:))

Sevda'cığımın tıp bayramını kutluyorum, unutmadan ençok sarışın gülen fotosu ile eşiyle dans eden fotosuna hayran kaldım, 41 kere maşallah. Allah mutluluklarını daim etsin, Çapi'nin göbişini de yerim:)) 

Sevda'yı çok güzel anlatmışsın canım ekleyecek söz bulamıyorum, ikinizi de sevgiyle kucakladım, öptüm pardon üçünüzü de Çapi de var:)
muck:..

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:58
Müjdem,çok sağol cesur yüreğim ❤❤❤

Sil
Yanıtla

Oytunla Hayat14 Mart 2017 03:43
Oyoyoyyyyyy ♥
Merihcim sen nasıl incesin böyle, ben bile feci duygulandım okurken, güzel gözlü doktorcum nasıl duygulanır kimbilir :) Vallahi ağlar, ben diyim sana... Ama mutluluk gözyaşı kadar güzel birşeyde yoktur.

Sevdakuşu ♥ Ay ben bu ismi de çok sevdim :) İyi ki tanıdım dediğim nadide insanlardansınız. 
Dur gideyim bloguna da kutlayayım hakikaten :) İyi ki akıl ettirdin bize, taş gibi unuturdum yoksa ♥

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:59
Şebooooo,yaz kız cadı sekreter,Şebo hanıma teşekkür kartı dönülecek 😂😂Çok sağol Şebom❤❤❤

Sil
Yanıtla

Handan14 Mart 2017 08:22
Haarika bir yayın, hislerimize tercüman olmuşsun Merihim :)

Sevdam, şekerim, kutlu olsun günün :)

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:00
Voll-e var mı Voll-e 😁😁Çok sağol Handanım❤❤❤

Sil
Yanıtla

mevlüde Turk14 Mart 2017 11:05
Merihhhhhh ne ince kadinsin. Harika bir yazi, harika bir tanitim olmus, geriye diyecek birsey kalmamis bizlere. 
Sevdosuuummmmm bayramin kutlu olsun...

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:01
Çok sağol Mevluuudeeee ❤❤❤

Sil
Yanıtla

Daha Mutlu Yaşam14 Mart 2017 11:06
Ben de seviyorum onu :) Tüm sağlık çalışanlarının bayramını gönülden kutluyorum :)

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:01
Yurdagül çok sağol canım❤❤❤

Sil
Yanıtla

tülin14 Mart 2017 11:53
Ne hos bir hanimmis Merihcim. E, sen seviyorsan, vardir bir hikmeti :)

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:01
Çok sağolun Tülin hanım ❤

Sil
Yanıtla

aysel melike14 Mart 2017 12:35
Sevgi karşılıklıdır Merihim herkesi sevmen değer vermen takdire şayan.O Sevda var ya gerçekten anlatılmayacak bir kadın her meziyet onda ,o bizim gönüllerimizin bloglarımızın kraliçesi günü kutlu olsun.

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:02
Oy narinim,çok sağol kelebeğim ❤❤❤

Sil
Yanıtla

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:57
Hekimlik hayatım boyunca aldığım en en en güzel tıp bayramı hediyesi bu Meriihhh.Nasıl ağlamayayım ama yaa.Hem de hıçkıra hıçkıra ağlıyorum lakin yüreğim öyle kıvandı ki,ben sana ne diyeyim kadın!!Beni anladığın,beni işittiğin,beni yüreğine konuk ettiğin hatta orada yer sahibi ettiğin için binlerce teşekkür ederim sana.Tam insanlardan tamamen kopmak istediğim anlarda bir mucize çıkıyor karşıma,son mucizem de sensin işte Merihciğim.Ben ne kadar veriyorsam,sen de o kadar veriyorsun işte.Ben bizim Handan'a hep derim ki;aynı ekmeğin hamuruyuz,aynı hamurun ekmeğiyiz. Meriiiih; ekmek ve hamur diyorum sana da.Sen beni böylesine mutlu ettin,Allah da seni mutlu etsin,iyi ki buradasın kadın.Yakında ekmeklerin de arkadaşlığımız gibi olfunlaşacak merak etme ❤❤❤❤❤

YanıtlaSil

Makbule Abalı14 Mart 2017 12:57
Çok düşüncelisin sevgili Merih.
Bayram gibi kutlanacak, doktorların mutlu olacağı 14 Mart'lar diliyorum.

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:03
Ah Makbule hanımcığım,emekli olma sebebimi özet geçmişsiniz adeta,çok sağolun.

Sil
Yanıtla
Yorum ekle
Daha fazlasını yükle...
 
Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)
HAKKIMDA

Merih'in Atmosferinde
Selam 26 yıl görev yapmış,emekli anaokulu öğretmeni ne yapar.Bebekleri ile oynamaya devam eder.Çer-çöp biriktirir onları yeni bir şeylere dönüştürür.Dikiş,Nakış,Eskileri yeniler,resim,seramik,incik-Boncuk aklına ne gelirse yapar.Kendisi gibi çılgın kızların arasına katılmaya karar verir.
Profilimin tamamını görüntüle
İZLEYICILER

BLOG ARŞIVI
▼  2017 (23)
▼  Mart (6)
S E V D A A A A .....TIP BAYRAMIN KUTLU OLSUNNNNN...
BAHARI PATLATMAK GELSİN İÇİNİZDEN...!
MANTI
BÜCÜRÜKÜN ANNESİ MÜJDE'sini BLOĞ 8 MART KADINI İLA...
Ağaç değil ,minnak bir FİDAN...
EL- VERENLERE SELAM OLSUN..!
►  Şubat (8)
►  Ocak (9)
►  2016 (108)
Resim Penceresi teması. Blogger tarafından desteklenmektedir.

9 Mart 2017 Perşembe

MİM-ÜÇ SORUDA DİKİŞ KIZ

                    Merih'in atmosferinde blogunun sahibi ,ağaçlara dil ve kişilik veren bacım Merih'in isteği üzerine yaptığım mime hoş geldiniz dostlar.Dımtısss.....Ooo,kimler kimler buradaymıışşş,dımmtısss....Hadi piste buyrun,oturmaya mı geldiiikkk,dımmtıssss.

                   1) Sihirli değneğim olsaymış,hayatımda neyi değiştirmek istermişim;şimdi,daha gençken sorulsaydı bir sürü şey yazardım buraya herhalde.Ancak bu yaşımda artık bir şey değiştirmek istemem,unu elemişim ve fekaaatt,eleğimi henüz asmamışım.Çünküüü,rahat batmış,ülke değiştirmişim.Üstelik de bildiğim yegane yabancı dil olan İngilizce'yi konuşan bir ülkeyi seçmeyip,dünyanın en zor dillerinden biri olan Almanca'yı konuşan bir ülkeye gelmişim.


                     O zaman ne yapıyoruz,yeniden sıralara dönüyoruz.Hadi bakalım,renk,dans.Sihirli değnek falan istemem,hayatım boyunca hiç hazıra konmadım ben,sevmem hazırcılığı,çalışacağız,başaracağız efenim.


                        2)Büyüyünce ne olmak istemişim,şimdi mesleğim neymiş;kendimi hatırladığımdan beri bildiğim şey,doktor olmak istediğimdi.Daha bit kadar çocukken,plastik bardakları zavallı kardeşimin orasına burasına dayayıp oskültasyon yapardım efendim.Yani steteskopla dinleme muayenesi.O zavallı yavrum benden çok çekmiştir,aramızda iki yaştan biraz az vardır,zavallıcık benim oyuncak bebeğim olma görevini taa lise yıllarına kadar sabırla üstlenmiştir.Şu anda kırk altı yaşındadır ancak hala benim bebeğimdir,

Ahan da benim oyuncak bebeğim budur.

             Neyse efendim,kardeşimin üzerinde yaptığım,uzun yıllar süren bilimsel çalışmalar neticesinde,çocukluk hayalim gerçekleşti ve 1992 yılında tababet sanatını icraa hakkını kazanarak,hekimlik diplomasını elime aldım.Haa,Almanya'da o diplomam geçersizdir,yirmi beş yıllık hekimlik tecrübesine sahip bu bacınız,es kaza yolda biri düşüp kalbi dursa burada müdahale edemez efendim,suçtur.

 Bu da benim kahramanım Fırat,dünyanın en tatlı karikatür çocuğudur.Uğur Gürsoy'un ellerine,yüreğine sağlık ❤

                      3) Burçlara inanır mıymışım,özelliklerini taşıyor muymuşum;ikizler burcuyum,yükselenim de aslan.Okuyunca karakter özelliklerinin bazıları bana uyuyor ama çoğu da uymuyor.Yani pek ilgilenmiyorum,günlük burç falan da okumam.Ancak gezegenlerin,yıldızların vs nin çekim güçlerinin etkileriyle bir takım olayların tetiklendiğine inanırım.Neticede bilimsel bir olay,yani astroloji ve metafiziğe bilimsel veriler ışığında inanırım,


                  Hadi kalın sağlıkla,mutlulukla.



8 Mart 2017 Çarşamba

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ



                  8 martın nereden çıktığını pek çok bloger arkadaşım yazdı,bir daha yazmaya gerek yok.Bir çok bloger,dünden bu yana çok güzel yayınlar yapıyor.Ben ,sevgil Nur Kibritçi-ben bir hexe yi okurken aklıma gelen ve bizi pek güzel anlatan şu reklamı size hatırlatmak istedim.Geçen haftalarda sevgili Emine Bektaşi-bir masal gibi'nin başlattığı ; " reklamlardaki gibi olmayan şeyler " ,adlı eğitici- öğretici ( 😁😁) etkinliğimizde masaya yatırdığımız reklam kandırmacaları,bu reklamda yok efendim.Bu reklam tastamam gerçeği söylüyor,gösteriyor.Biz tam da buyuz efendim.Buyrunuz,en güzel 8 mart hediyesi budur,linki tıklayıp izleyiniz,
                  https://youtu.be/Q6b_H9P4TQ0





                  Kalın sağlıkla,mutlulukla ❤❤❤
                  NOT:Hala okumadıysanız,Merih'in atmosferinde
                                                             Bir
                                                             Bir tutam karınca
                                                             Uçun kuşlar
                                                             2 çocuklu hayat
                                                             Ayna hikayesi ,bloglarını da geziniz,pek güzel kutlamışlar.Başka yazanlar da vardır ben daha görmemişimdir.Gördüklerinizi yorumlara ekleyiniz,hep beraber okuyalım,kenetlenelim,kadının gücünü paylaşalım ❤






Snap chat Frida'yı ve Rosa'yı yollamış,ben de size yolladım 😜


❤❤❤❤










6 Mart 2017 Pazartesi

ÇITIR ÇITIR FIRINDA SİGARA BÖREĞİ - PORTAKALLI MISIR UNLU KURABİYE - PONÇİK PONÇİK POĞAÇA

                    Bugünü mutfakta geçirdim gibi oldu ama saat daha öğleden sonra dört,demek daha çok vakit var bir şeyler yapmak için.Oldum olası sabahın körücüyümdür ben ama , yaşlandıkça hepten gecenin körücü oldum gibi.Tabi bu kadar erken kalkınca bir dünya vakit kalıyor bana.Malum yirmi iki sene çalıştıktan sonra,boşluk insanı sıkıyor.O zaman renk,dans diyerek mutfağa atıyorum kendimi.
                    Bugünki hamur işi menümüzü saydım efendim yukarıda.Çıtır börekle başlayalım.
                    Malzemeler,istediğiniz bir iç harç,yufka,sıvı yağ,su,galeta unu.Yine miktar yazmıyorum,gerek yok çünkü.Bu böreğin sosu bire bir ölçüde sıvı yağ ve su.Ben bir su bardağı sıvı yağ ve bir su bardağı su kullandım.Beş adet yufkaya tam geldi.Önce bir yufkamızı tezgaha serelim,her tarafını su ve sıvı yağ karışımıyla güzelce ıslatalım.Üzerine bir kat yufka daha serelim ve onu da ıslatalım.Sonra iki kat halindeki yufkamızı sigara böreği yapar gibi üçgen parçalara bölelim.Yuvarlak kenarlarına iç harcımızı koyup,köşelerini sarma sarar gibi katlayıp gevşek bir rulo halinde saralım,




Sonra her bir böreği yağlı sulu karışıma daldırıp,galeta ununa bulayalım,


200 derece fanlı ayarda kızarana kadar pişirelim.Benim tepsim bir tane ve küçük,o yüzden sık dizdim,siz biraz aralıklı dizin,yanları da kızarsın.


Enfes yağda kızarmış sigara böreği tadında bir börek oluyor.

                  PORTAKALLI MISIR UNLU KURABİYE
                  Hani çocukluğumuzda simitçi amcalar vardı,simit arabasında simitlerin yanında ,kocaman sarı sarı ,ufoya benzeyen kurabiyeler olurdu,kırklı yaşlarında ve daha büyük olanlar bilirler,hah işte,bu kurabiye o kurabiye.
                  MALZEMELER
                  Dileyen ölçüyü yarıya indirip yapsın çünkü bu ölçüden kocaman ,yirmi ve üstü sayıda kurabiye çıkıyor.
                  İki adet iri yumurta
                  300 gram toz şeker ( bir buçuk su bardağı )
                  Bir adet iri portakal
                  Bir silme tatlı kaşığı karbonat ( tepeleme değil,dikkat )
                  Bir çay kaşığı tarçın
                  Bir çay kaşığı zencefil
                  Bir su bardağı mısır unu
                  Bir kilogram un ( protein oranı 10'un altında olsun )
                  İki yemek kaşığı yoğurt ( tepeleme )
                  250 gram tuzsuz tereyağı ( oda sıcaklığında )
               
                  Portakalı kabuğuyla birlikte rondodan geçirip püre haline getirelim.Un hariç tüm malzemeyi ve portakal püresini iyice karıştıralım.Mısır ununu ve beyaz unun yarısını ekleyip harmanlayalım.Bundan sonra ,azar azar unumuzu ekleyip ,hamurumuzu bütünleştirelim.Hamurdan mandalinadan biraz büyük  parçalar koparıp yuvarlayalım ve toz şekere bulayıp tepsiye dizelim.180 derecede önceden ısıtılmış fansız- klasik ayarda ,üzeri çatlayıp hafif kızarana kadar pişirelim.Dışı çıtır içi yumuşak kurabiyelerimiz hazır.



                          PONÇİK POĞAÇA
                          İnanılmaz derecede yumuşacık bir poğaça hamuru tarifi vereceğim.Dışı da, içi de yumuşacık oluyor.Dileyen bu hamurdan sandöviç ya da tost ekmeği de pişirebilir.İsterseniz içine malzeme koyup poğaça yaparsınız ya da elinizde biraz açıp,içini tere yağlayıp katlayarak açma yaparsınız,keyif sizin.Bu hamur en temel pastane hamurudur,üzerinde oynayarak çeşitlemek size kalıyor.
                         MALZEMELER
                         Burada kullandığım su bardağı 200 mililitrelik standart su bardağıdır.
                         Bir su bardağı ılık su
                         Bir su bardağı ılık süt
                         Bir su bardağı sıvı yağ ( Riviera zeytinyağı,ayçiçek yağı ya da fındık yağı kullanabilirsiniz )
                         Bir paket yaş maya ( 42 gram ) ( Poğaçlarda mutlaka yaş maya tercih etmeye çalışın )
                         Bir yemek kaşığı toz şeker
                         Bir yemek kaşığı tuz
                         Bir kilogram un ( protein oranı 10'dan yüksek olmalı,12-13 bulursanız süper kabarır)+bir su bardağı un
                         Bir yumurta ( sarısı üzerine,akı içine )
                         Su,süt,şeker ve mayayı karıştırıp,kabarmaya bırakalım.Mayamız kabarınca içine sıvı yağımızı,tuzumuzu ve yumurta akını ekleyip karıştıralım.Unumuzu azar azar dökerek yoğurmaya başlayalım.Elimize ve kaba yapışmayan yumuşak bir hamur elde edince ,en az beş dakika daha yoğuralım.Yoğurma işlemi,unun içindeki glutenin elastikiyet özelliğini açığa çıkarıp ,hamurun kabarmasını sağlar.O yüzden hamurumuzu iyice yoğurmak önemlidir.Hamurumuzu yoğurduktan sonra,fırının lambasını yakıp hamur kabımızı içine koyalım,on on beş dakika mayalandıralım.Fırın lambasının ısısı ,mayalanmayı hızlandıracaktır.Ardından hamurumuzu dışarı alıp ,poğaça şeklini verip tepsiye dizelim ve gene fırın ışığından faydalanarak ,fırın içinde tepsi mayalanmasına bırakalım.



 (Arka planda mayalanmakta olan ekşi ekmek 😀)


Poğaçalar iki katına kadar şişince ,üzerlerine fazla bastırmadan yumurta sarısı sürüp,200 derecede fanlı ayarda ,üzerleri kızarana kadar pişirelim.


Fırından çıkarıp soğumaya bırakalım.Soğurken üzerini örtmenize ya da su serpmenize gerek yok.Poğaçalar,fırından ilk çıktıklarında elinize sert gelebilir ancak,soğudukça yumşayacaklar,telaşlanmayın.

 

                Hadi kalın sağlıkla.











4 Mart 2017 Cumartesi

EVDE VANİLYA,PORTAKAL,LİMON EXTRESİ HAZIRLAMA

                           Pastalarınızda gerçek vanilya kullanmak istiyorsanız ama vanilya extresi bulamıyorsanız ya da bulduğunuz vanilya extresi alkollü diye kullanmak istemiyorsanız ,buyrun tarife.Normalde kullandığımız vanilya poşetlerinde,vanilya kokusu sindirilmiş toz şeker var.Benim gibi ille de vanilya özü kullanmak istiyorsanız ama bulamıyorsanız evde hazırlamaktan başka çareniz yok.Vanilya çubuklarını direkt kullanınca da çok fazla kokuyor.
                           Tarifimiz çok basit,250 mililitre bitkisel kaynaklı sıvı gliserinin içine , 2 adet vanilya çubuğunu ortadan ikiye ayırıp sonra da parçalara bölüp atmak,her gün bir kez çalkalamak ve iki ay sabretmek.İki ayın sonunda vanilya extremiz hazır oluyor.Bir başka yöntem de ,gliserin yerine Akçaağaç şurubu kullanmak ama bizim ülkemizde bulmak zor ve bulduğunuzda da bayağı pahalı.Almanya'da her markette var,ben hem gliserinle,hem de Akçaağaç şurubuyla hazırladım,şu anda ikisi de aynı kokuyor.Hemen hatırlatayım,bu karışımı ilk hazırladığınızda pek güzel komayacak,aşırı yoğun ve rahatsız edici gelecek ama günler geçtikçe çok hoş kokmaya başlayacak.
                           Portakal ve limon extresi için 125 mililitre gliserin içine bir adet portakalın ya da bir adet limonun kabuğunu ,( beyaz yeri gelmeden soyup ),doğrayıp ekleyeceğiz ve yine iki ay bekleyeceğiz,





 En sağdaki şişede Akçaağaç şurubu ile hazırladığım vanilya extresi duruyor.Limon ve portakal bir iki gün sonra dibe çökmeye başlıyor.Gliserin ile hazırladığım vanilyalar da dibe çöktü ama Akçaağaç şurubuyla hazırladığımda vanilyalar yüzeyde duruyor.



Bu da gliserinle hazırladığım vanilya extresi.







1 Mart 2017 Çarşamba

PIRASALI ÇAKMA BALKAN YÖRESİ BÖREĞİ VE AKIL UÇURAN TAHİNLİ KURABİYE

                 Balkanlar'da sıkça yapılan ,yağlı hamuru elle çekerek açılan klasik çarşaf böreğini hepimiz biliriz.Genelde de pırasalı ya da soğanlı yapılır,tadı da enfes olur.Yakında ondan da yapıp anlatacağım,biz Bursa'da yaşarken öğrenmiştik yapmasını.Bursa'da çok sayıda Balkan göçmeni Türk yaşar;Boşnak,Yugoslav,Arnavut,Makedon Türkleri olan bu dostlarımız pek maharetlidir.İşte biz de onlardan neler neler gördük ,öğrendik,anacığımızla birlikte üç kız kardeş çeşit çeşit börekler,baklavalar yaptık.Çocukluk ve gençlidiğimizde öğrendiğimiz şeyler ileride ne çok işe yarıyor.Sağolsun anacığım da mutfağını hiç sakınmazdı bizden.Özellikle ben pek meraklıydım,koca koca teyzelerden tarif toplar,evde denerdim,yaşım henüz 12-13 civarıydı.Tabi o zamanlar ne bu kadar çok malzeme,ne de bu kadar çok tarif vardı.Şimdi internetten baka baka düğün pastanı bile yapabilirsin istersen.
                  Bak konuyu dağıttım gene,anlatacağım börek,işte o sözünü ettiğim çarşaf böreğinin hazır yufkayla yapılan çakması.
                  
                  MALZEMELER;yufka,tereyağı,sıvı yağ,nişasta,un,pırasa.
                  Miktar yazmadım,isteyen istediği kadar yapsın diye.Öncelikle pırasaları doğrayıp zeytinyağında kavuruyoruz,içine pul biber,karabiber,tuz ve isteğe bağlı olarak salça katıyoruz.Ben bir tatlı kaşığı toz şeker de ekliyorum,pırasaya karamelize bir tat katıyor çünkü.Arzu eden pırasa yerine kuru soğanla da deneyebilir.Piyazlık doğranmış kuru soğanları ,pırasa için anlattığım şekilde hazırlayıp kullanabilirsiniz,tadı müthiş oluyor.Pırasalar soğurken ,yarı yarıya erimiş tereyağı ve sıvı yağı karıştırıyoruz.Ben bir çay bardağı riviera zeytin yağı ve bir çay bardağı erimiş tereyağı kullandım.Bir kapta da yarı yarıya un ve nişastayı karıştırıyoruz,


Yufkamızı tezgaha seriyoruz,benim tezgahım yok o yüzden güzelce temizlediğim ocağın üstüne yayıyorum mecburen.Tereyağı ve sıvı yağ karışımıyla yufkamızın her yerini yağlıyoruz.Sonra üzerine un-nişasta karışımını bir elek yardımıyla serpiyoruz.Her bir yufkaya aşağı yukarı bir tepeleme yemek kaşığı yetiyor,


Sonra yufkamızı ikiye katlayıp,tekrar yağlayıp,unluyoruz ve iç harcımızı yerleştiriyoruz,


Şimdi yufkamızı rulo yapıp ister yuvarlak,ister kol böreği gibi sarıp tepsiye alıyoruz,


Tüm yufkalar bitince,kalan tereyağı-sıvı yağ karışımını üzerlerine sürüp,200 derece fanlı ayarda,üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.


Çıtır çıtır çakma pırasalı Balkan böreğimiz hazır.İlk piştiğinde üzerleri fazla sert gibi gelebilir telaşlanmayın,ılındığında harika çıtırlıkta börekler oluyorlar.
                          Gelelim TAHİNLİ KURABİYE'ye.Eğer tahin seviyorsanız,un kurabiyesine bayılıyorsanız,bu tam sizlik bir kurabiye.Ağızda dağılan,yerken insanı boğan ama zevkten de dört köşe yapan bir tarif.

                           TAHİNLİ KURABİYE İÇİN MALZEMELER 

                         Bir su bardağından bir parmak az sıvı yağ
                         Bir su bardağından bir parmak az tahin ( tahini güzelce karıştırmayı unutmayın çünkü yağ kısmıyla katı kısmı kavanozda ya da şişede beklerken ayrılıyor)
                         Bir buçuk su bardağı pudra şekeri
                         Bir su bardağı çekilmiş ceviz
                         Birer paket vanilya ve kabartma tozu
                         Bir yemek kaşığı tarçın
                         5-6 su bardağı un ( unun yapısına bağlı olarak 4-5 su bardağı da yetebilir )

                         Öncelikle,tahinin hafif acımtırak tadını sevmiyorsanız , tarçın eklemeyin ve tahin miktarını azaltın.Azalttığınız tahin miktarı kadar sıvı yağ ekleyin.Tahinli pide,tahinli çörek gibi gıdaları seviyorsanız tarifimi aynen uygulayın.Un haricindeki tüm malzemeyi karıştırın ve azar azar un ekleyerek hamuru yoğurun.Ne kadar un alacağı,unun cinsine göre değiştiği için tam ölçü vermek mümkün değil.Tekrar belirteyim,kullanacağınız unun protein değeri 10'un altında olsun.Protein değeri düşük un kullandığımızda kurabiyemiz tam ağızda dağılan kıvamda olur çünkü.Hangi hamur işinde,hangi protein değerindeki unu kullanacağımızı daha önce anlatmıştım,sanırım kırmızı kadife kekteydi.Neyse,biz kurabiyemize devam edelim;dört bardak undan sonra hala elimize yapışan bir hamurumuz varsa,azar azar un ekleyerek yoğurmaya devam edelim.Hamur elimize yapışmadığında ve birazını elimize alıp sıktığımızda dağılmadan şekil aldığında hazır demektir.Yağlı kağıt serilmiş tepsimize top haline getirip hafifçe yassılttığımız kurabiyelerimizi dizelim.Önceden 180 dereceye ısıttığımız fansız-klasik pişirme ayarındaki fırında ,üzerleri çatlayıp hahif kızarana kadar pişirelim.Fırından çıkardığımızda soğumadan önce kesinlikle ellemeyelim,yoksa kurabiyelerimiz parçalanır,


Damaklara şenlik kurabiyelerimiz hazırdır ,afiyet olsun.
                         Kalın sağlıkla.





28 Şubat 2017 Salı

YENİ ESKİ-İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE DOĞAN NAKIŞ KUTUSU

                    Daha önce fotosunu paylaştığım çay kutusunu hatırlarsınız,


Doğadan çayın çok güzel bir çay sunum kutusuydu,öylece bir kenarda atılmış atıl vaziyette kalmıştı.İç dizaynı tam iplik dizmeye uygundu,görür görmez vuruldum tabi.Öncalikle iç bölmelerini boyayıp kenara kaldırdım ama sonra onları tekrar kutuya yerleştirmek bir günümü aldı,

Boyayıp kurutmak için başka çözüm bulamadığımdan,kutu içine dik yerleştirerek hallettim.Bölmeler hallolunca kutuyu zımparalayıp her yerini bildiğimiz mumla boyadım.Sonra üç kat akrilik boyayla tekrar boyadım.Mumla kaplama nedenim sonradan zımpara yapıp eski bir görünüm vermek içindi,

Boya kuruyunca bazı yerlerini zımparaladım ve peçete dekupaj yaptım.


Kapağın içine de biraz hareket kattım,

Firma reklamını söküp boyadıktan sonra,evde hazırladığım rölyef pastayı kullanarak desen yaptım ve peçete dekupaj uyguladım,

Burada rölyef pasta bulamadığım için;nişasta,beyaz tutkal ve akrilik boyayı karıştırarak hazırladığım rölyef pastayı kullandım.Kapağın dış yüzüne soğuk baskıyla basılmış olan firma adını da yine rölyef pastayla desen yaparak kapattım.Sonrasında biraz renklendirme yaparak kutuyu tamamladım,



İçine ipliklerimi yerleştirince,aslında o kadar da çok ipliğimin olmadığını anlamış oldum 😜,ilk fırsatta biraz daha iplik almam şart oldu 😜😜



Sonuçta tüm iplik ve iğnelerimi derli toplu bir şekilde organize edip,rahatça görebildiğim bir nakış kutum oldu.Şimdi gelsin kanaviçeler 😍