Translate

15 Ağustos 2017 Salı

YER GÖK ÇİÇEĞE DURSA ....! ÇİÇEK AÇAN I-PED TAŞIYICI ...

                         Daha önce de defalarca yazmıştım , çiçek deseni gördüm mü duramam ben... Sebebini bilmediğim bir şekilde,çiçek deseni bana huzur ve mutluluk veriyor. Hal böyle olunca , el attığım her şeyde az ya da çok miktarda çiçek deseni oluyor. 
                         Geçenlerde Ikea'dan kendime iped taşıyıcı almıştım. Plastik , beyaz bir malzeme. 


Bu haliyle bana çok çıplak göründü , ben buna bir şeyler yapayım dedim. Sandalye yayınımda yazdığım teknikle peçete dekupaj yaptım.


Peçeteyi yapıştırdıktan sonra , kenarlarda kalan fazlalıkları törpü ya da zımpara kağıdıyla yukarıdan aşağıya küçük küçük darbelerle zımparalarsanız , son derece düzgün bir satıh elde edersiniz.


Tıpkı böyle. Bu işlemden sonra bir kat daha dekupaj tutkalı sürüp kurumaya bıraktım. Kuruduktan sonra  solvent bazlı vernikle kapladım. Solvent bazlı verniği ,  sürtünme ve darbelere daha dayanıklı olduğu için tercih ettim.




Sonuç budur dostlar . Kalın sağlıkla.



 



12 Ağustos 2017 Cumartesi

KARA KIZ BEYAZLANDI,PEMBELENDİ,ÇİÇEKLENDİ DE GELDİ !!! PEÇETE DEKUPAJLA SANDALYE YENİLEME

                           Evimizin kilerinden kendime bir atölye oluşturduğumu yazmıştım daha önce. Eski bir sandalyeyi de atölye için hazırladığımdan söz etmiştim. İşte o sandalye tamamlandı. Şimdi diğer kardeşini yenilemekle meşgulüm. Sandalyelerin ilk hali şöyleydi ;



Sandalyeyi güzelce zımparalayıp iyice sildikten sonra üç kat beyaz akrilik boya ile boyadım. Ardından iki kat da beyaz yağlı boya ile cilalama işlemi yaptım. Bu daha önce denemediğim bir yöntemdi ancak dış kapı lambamızı boyamak için danıştığımız görevlinin tavsiyesiydi ve ben sandalyede de aynı yöntemi bir deneyeyim dedim. İyiki de denemişim çünkü sonuç mobilyacıda boyanmış gibi oldu.


Bildiğiniz lake boyama gibi duruyor yakından da. Sonrasında iş sandalyeyi süslemeye geldi. Öncelikle sırt kısmına stencil ve rölyef pasta ile bir desen yaptım , o kururken oturma kısmına peçete transferi yaptım. Peçetede hiç kırışıklık olmaması için , Rus bir bayanın YouTube kanalında izlediğim yöntemi uyguladım. Ne yazık ki videoyu bulamadım ama bulunca sizinle paylaşacağım. Bu yöntemde peçetenin desenli katını ayırdıktan sonra , peçeteyi bir naylonun üzerine yayıyorsunuz. Desenli yüzey naylonun üzerine geliyor. Sonra bir fırçanın üzerinden azar azar su döküp , bir yandan da suyu fırçayla yayarak peçeteyi ıslatıyorsunuz





sonra fırçayla dikkatlice peçeteyi düzeltiyorsunuz. Yelpaze fırça kullanırsak daha başarılı sonuç elde ederiz. Ardından naylonun iki ucundan tutarak kaldırıyoruz ve fazla suyu akıtıyoruz. Bundan sonra deseni uygulayacağımız yere peçeteyi seriyoruz ve naylonu dikkatlice kaldırıyoruz. Bu aşamada peçetede hafif kırışıklıklar oluyor ama fırçayı ıslatıp dikkatlice düzeltirsek kırışıklıklar kayboluyor. Ardından sulandırılmış peçete transfer tutkalıyla peçetemizi objemize aktarıyoruz. Kuruduktan sonra bir kat daha peçete transfer tutkalı sürüyoruz ama bu kez sulandırmıyoruz. Ben bu yöntemle dümdüz bir yüzey elde ettim. Peçete kururken sırtlık kısmının ön yüzüne , yine stencil yardımıyle puantiyeler yaptım



ancak kullandığım renk , kuruduğunda peçetedeki renkle tam uyuşmadı. Bu yüzden bir iki renk karışımı yapıp puantiyelere hafif sünger darbeleriyle yedirdim , istediğim sonuca ulaşınca sandalyeyi kurumaya bıraktım. Kuruduktan sonra peçete uyguladığım , rölyef desen ve puantiye yaptığım yerleri solvent bazlı vernikle bir kat vernikledim ve sonuç şöyle oldu ;








                         Sandalyem de hazır , artık yavaş yavaş dikişe başlayacağım. Bu arada yazmayı unutmuşum ; ehliyetimi aldım , Almanca'da A2 düzeyine geldim , yani verdiğim sözleri de tutuyorum efendim 😁 Hadi kalın sağlıkla...












4 Ağustos 2017 Cuma

ALMANYA'DAN BİR YAR GELİR BİZLEREEEEE !!!!

                        Bu sene yayın maceram , bir varmış , bir yokmuş tadında geçiyor.Kusura bakmayın artık. Bugünden sonra her şey düzene girmiş oluyor ( yani öyle sanıyorum , umarım yani , yani inşallah öyle olur 😁😁😁) . Bugün sabahtan internetimiz bağlandı ve yeni evimize yerleşme işimiz tamamlanmış oldu. 
                        Eveeeettttt , nihayet ev bulduk ve taşındık. 10 hazirandan bu yana yeni evimizdeyiz. Küçücük bir köyde oturuyoruz. Tam istediğimiz gibi sakin ve doğayla iç içe bir yer. 



Evimizin ön cepesindeki pencereden , sağ ve sol tarafımız.



Evimizin arka cephesi ve bahçemiz.Sağ arka planda boyamakta olduğum sandalyeleri görüyorsunuz efendim 😁. Nihayet hobilerimden dolayı evi darmadağın etmemden  kurtuldu millet. Artık bir atölyem var , yaşasın. Evimizin kilerlerinden birini atölye yaptım. Bu sandalyeler de atölyede kullanılmak üzere yenileniyorlar işte.


İşte atölyem.Şu anda böyle göründüğüne bakmayın tam üç günde bu hale getirebildim. Ne dediğimi en iyi Melined anlatabilir size çünkü o ilk halini de gördü canlı canlı. Evet ya , canım kaptı prens Ned'i yardıma geldi bize. Koskoca prense televizyon dolabı , koltuk , yatak ne bulduysak yaptırdık , e koskoca müyendis hemi de pirens.... Bu arada prenses Mevlüde'ye de kapı , koltuk ne bulduysak sildirdik. Sabahtan akşama kadar kaldılar ama bir aylık iş yaptılar sağ olsunlar , Mevlüdem kız , çok yaşayın siz e mi ❤️❤️❤️ Efendim , Melinedler'in ardından o haftasonu da ablamlar geldi ailecek , iki gece iki gün de onlar yardım etti , böylelikle temizlik işinde bayağı bir yol katetmiş olduk. Sonrası bitmek bilmeyen koli açıp yerleştirme , tekrar tekrar temizleme şeklinde sürüp gitti ta bugüne kadar.



   


Evimizin bahçe tarafı bir at çiftliğine komşu , zaman zaman Çapi ile karşılıklı birbirlerini seyrediyorlar merakla. Bu gördüğünüz Çapi'nin favori atı 😍
                             Handaaaann , şu iki aylık internetsiz dönemde bana getirdiğin kitaplar ilaç gibi geldi canımın içi , çok çok sağol. Eşim güneşim kitaplarımı Türkiye'de bıraktırdı , bir tek çocukların henüz okumadıkları kitapları getirebilmiştim. Handancığım'ın kitapları birince onlara başladım , hayatımda okumadığım kadar Orhan Kemal okumuş oldum bu sayede. Okul gezisinde gittikleri Orhan Kemal müzesinden beşer onar almışlar , okumamışlar ... Sanırım okumadığım romanı kalmamış oldu rahmetlinin. Bu arada Oya Baydar'ın Erguvan Kapısı romanını çok beğendim Handanım. Her okuduğum kitapta , ne kadar ortak düşüncelere sahipmişiz Handancığım'la diye de seni andım.
                             İşte böyle güzel dostlar , ben yokken beni unutmamışsınız , sık sık yoklamışsınız , çok sağolun. Şimdi yorumlarınızın kalan kısmını cevaplayacağım , vakit oldukça da bloglarınıza bakacağım , hepinize sevgilerimi yolluyorum , her biriniz ayrı ayrı özlendiniz , her birinizin ayrı bir dokunuşu var yüreğimde. Kalın sağlıkla....





17 Nisan 2017 Pazartesi

DOĞA UMUT KAPILARINI SONUNA KADAR AÇMIŞ,BİZİ ÇAĞIRIYOR

                        Değiştiremeyeceğimiz şeyler için çabalayıp, dokunabildiklerimizi kaçırmayalım. İnsana, hayvana, bitkiye yaşayabilme hakkı tanıyalım, bu yoldaki çabasına destek olalım. Hatta eşyaya da dokunalım ki, ona dokunup fayda görecek bir canlıya yararımız olsun. Bir şeylere faydamız olduğunda ruhumuz doyar ve umudumuz tazelenir. Ben burada pek bir şeye dokunamıyorum; sokak hayvanı yok, baş vurduğum yardım kurumları yardımımı istemiyor ( Türk olduğumu öğrendiklerinde ev kiralamadıkları gibi, gönüllü çalışma talebime de şimdilik olumlu bir cevap veren olmadı. Maşallah ülkemin itibarı burada yerlerde sürünüyor. Hatta dil kursundaki öğretmeni ülkemizde demokrasi olduğuna ve cumhuriyetle yönetildiğimize inandıramadım ), doğaya da zaten belediye ve mülk sahipleri bakıyor. Bu durumda ben de sizin ruhunuza dokunayım dedim. Buyrun bizim sokaklara;


  Hey, merhaba. Burası hala soğuk, kabanla geziyoruz.

  ama yer gök çiçek açtı.


  Her evin önünde varım ben.

  Her renkte açıyorum.

  Bizler de Merih ablamızın maydanoz arası bakıp büyüttüğü goncaların kuzenleriyiz.



  Bir iki sokağı fotoğrafladım, fikir versin diye.Tüm sokaklar böyle süslü püslü,


  Tüm sokaklara taç yapraklarından konfetiler yağdı,

  her köşe başı çocuk parkı.

  Boş buldukları her yer yeşillik. İnsan azıcık gökdelen diker 😜

 Bu fotoları çekerken; Beliz, Çapi ve ben farklı sokaklarda gezip arada birbirimizi buluyorduk. Bu da o anlardan biri, köşeden beni görüp üzerime atlamak için koşan çılgın Çapi.


  Ve Beliz'le de buluşuyoruz,

  ikimiz de yürekten selamlar yolluyoruz hepinize....
                        Tüm güzel yürekler çiçek açsın, ülkem çiçeklensin, umut yeşersin, yarınlar bahar olsun...

















10 Nisan 2017 Pazartesi

HAYIR , HAYIR BİR YERE GİTMEDİM, BURALARDAYIM HALA !!!

                        Efendim; mart ayı sonu itibarıyla Almanca kursum başladı, çok yoğun bir şekilde ders çalışıyorum. Haliyle bloglarla pek ilgilenemedim. Artık idare edin beni. Bu arada ateş kadın Ayşe - Carpe Diem ' le görüştük nihayet. Ne zamandır çağırıyordu ama ehliyet alana kadar gidemiyorduk. Eşim ehliyetini alır almaz, soluğu Ayşe'de aldık. Hazırlık yapma demiştim, sağolsun çok bir şey yapmamış kendi demesine göre ;

 Ayşe son hazırlıklarını tamamlarken eşim güneşim ve Ayşe'nin eşi Erkan abi koyu bir sohbete daldılar...





 (Bu arada belirtmem lazım,foto herkesi olduğundan iri göstermiş,bu üç güzel insan da kesinlikle görünenin yarısı kadarlar)

                       Eşim yemekleri tadınca, Ayşeler'in üst kata taşınma planları yapmaya başladı.Nefis bir sohbet eşliğinde, harika yemekler yedik. Ayşe'nin yemek kitabı çıktığında kapış kapış satılacak ben size söylemiş olayım şimdiden. Yemeklere doyunca , sohbete koltuklarda devam ettik. Karı koca harika insanlar, haliyle sohbete doyum olmadı. Bu arada Ayşe; kuru kuru sohbet olmaz diyerek, sehpayı donatmaya başladı,

ne yazık ki öncesi fotosu çekemedim çünkü çayı, tatlıyı görünce biraz heyecan yapmışız; foto çekmediğimi fark ettiğimde artık çok geçti...Bu maharetli, gönlü de yüzü kadar güzel kadına hayran olmamak elde değil. Erkan abi de eşine yakışır güzellikte bir insan. Hal böyle olunca, en kısa sürede tekrar buluşma planları yapıldı.A llah kötü nazarlardan korusun.
                          Bu arada, bir diğer güzel insan, ateş topu Handan-Bir; Ayşe'yi ziyaret etmişti bir kaç ay önce, hatırlarsınız. Canım Handan, gelirken benim için bir sürü kitap getirip Ayşe'ye bırakmıştı. Nihayet kitaplarıma da kavuşmuş oldum. Handan, cansın, canımsın...


                       Blog dünyasının hayatıma eklediği iki güzel insan, iki güzel aile, iyi ki varsınız...
                       Blog dünyasının güzel gönüllü dostları hepinize selamlar,kalın sağlıkla....








14 Mart 2017 Salı

HEKİMLİK HAYATIM BOYUNCA ALDIĞIM EN DEĞERLİ TIP BAYRAMI HEDİYESİDİR İTİNAYLA OKUYUNUZ EFENİM


                  Bugün tıp bayramıydı,nice yıllardır kutlamıyorum,bayramlık bir halimiz kalmadı çünkü.Ancak öyle bir sürpriz yaptı ki bana Merih,kutlamadığım tüm bayramları kutlamış oldum bugün.Ne yazık ki ancak akşam fark ettim sürprizi.
                  Merih; bana yaşattığın hissiyatın tarifi yok ama biliyorum ki sen de şu an aynı şeyleri hissediyorsun.Yayını hazırlarken nasıl heyecanlandığını,nasıl mutluluktan coştuğunu,nasıl duygulandığını biliyorum çünkü aynı saf çocuk duygularını yaşıyoruz biz hala yüreğimizde.Yaptığımız her şeyi gerçekten öyle hissettiğimiz için yapıyoruz,söylediğimiz her sözü öyle söylemek istediğimiz için söylüyoruz,yapmacıklık yok bizde.Beni en iyi görüp anlayan insanlardan birisisin,aklımı ruhumu okuyorsun,beni doğru dürüst çözümlüyorsun,sırf bunun için bile binlerce, binlerce teşekkür ederim sana.İnsanlara,hayvanlara,doğaya yaşattığın tüm güzellikler sana dönsün AĞAÇLARA RUH VEREN KADIN ❤❤❤❤❤


YAYININ ORJİNALİ MERİH'İN ATMOSFERİ BLOGUNDADIR.İPED'LE FOTOLARI AKTARAMADIM,MERAK EDENLERİ MERİH'İN ATMOSFERİNDE YE ALALIM EFENİM 😁



Merih'in Atmosferinde

14 MART 2017 SALI
S E V D A A A A .....TIP BAYRAMIN KUTLU OLSUNNNNN...!

 (  DİKİŞ SEVDA'SI BLOĞ....)
                                            S     E     V     D     A  ..........!   Dr....!

Ağlarsan canına okuyacağım,(((  Ağlamak yooook gülmek vaaaaar....!)))))


En başta güneşim dediğin,aşkın,yoldaşın,hayat arkadaşınla,yavrularınla,
bir ömür boyu mutluluklar dilerim......     




Sen bizim bloğların genç ideal çiçeği burnunda DOKTORUSUN hala unutma;

Biz de unutmadan kutllayalım dedik,ve izinsiz nesiz sayfamızın,kapak kızı yaptık.



O kendisini takdim ederken sayfasında, (Emekli Tıp Doktoru- ATATÜRK GENCİ ) diye ifade ederken,ilave edeyim, tam bir Avrupalı Türk  VE  Türkiye Cumhuriyet kadını örneği ,olmasından,gurur duyarım...

Eeee güzel bir bloğ arkadaşı,kalbi güzel,işi güzel,becerikli olunca da,
Tıp Bayramını unutursak ayıp olurdu bize.....



Arkadaş canlısı,şeker mi şeker bence o dokunduğu hastalara dağıtırken şifaları,aldı zaten bütün duaları.....



Emekliye karar verdiği gün bile çok erken di,bence ancak bir bildiği,inandığı değerler vardı  ki...Kararını böyle verdi.



Hobilerimi-kedilerimi-en önemlisi ikizleri mi ? Zamanın çoğunu vermek için onlara,
hiperaktif kadın yeterdi ki eminim her yere,dedim ya bir bildiği vardı.



Kedisi-Çapisi
 için kafayı sıyırırdı az daha götüremeseydi Almanya'ya,

Meraklısına tanıtayim istedim, Sevda KUŞUm derim ben ona,

Benim için önemli nedeni ,öğretici,yeteneklerinin sınırsız olmasına yardımcı olan araştırmacı,okuyan-uygulayan sonuçtan yararlandığında da paylaşıp bunun mutluluğunu başkasının da yaşamasından keyif alan birisi,yorulup araştırıp size sunarken bundan gocunmayan,kıskanmayan bir kadın.



Ben onu dikişi ile tanıdım en çok da Pazen elbiselere can verip üzerinde,kelebek zerafetinde, yakıştırması medeni cesaretiyle sunmasıylada hayran kaldım.
Sevdim-beğendim ben bu kadını,



İşte  ( DİKİŞ SEVDA'SI ) sayfasında tüm güzel bilgileri,ayrıntısı ile öğrenmeniz için,
selamlıyor sizleri,
Geç kalmadan sayfasına uğrayıp kutlayalım SEVDAKUŞUMu,bilgiye,öğrenmeye,öğretmeye,şifalı olmaya sevdalı arkadaşımı.




Bu da sana hediyem olsun.Görüldüğü üzere senin ekmekler gibi kabarmasa da kokusu , istahla yememize sebep,midemize oturup ağırtsa bile, 
DOKTORUM...

Gönderen Merih'in Atmosferinde zaman: 01:45 
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
Twitter'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Pinterest'te Paylaş

19 yorum:

Küçük Mucizelerim14 Mart 2017 02:21
Sevda Hocam,
Doktor güzeli, dikiş güzeli, mutfak güzeli, anne güzeli, kedisinin güzeli, yavrularının, eşinin güzeli,bizlerin güzeli.
Kutlu olsun bayramın.

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:57
Nilhaann çok sağoll ❤❤❤

Sil
Yanıtla

bücürükveben14 Mart 2017 02:32
Ay, ay, ay, bu nasıl süper bir yazı olmuş, şu ara yapmam gereken bir iş var (yazarak)o yüzden bir türlü arkadaşlarıma sen dahil uğrayamadım, ama tıp bayramı Sevda görünce damladım:))

Sevda'cığımın tıp bayramını kutluyorum, unutmadan ençok sarışın gülen fotosu ile eşiyle dans eden fotosuna hayran kaldım, 41 kere maşallah. Allah mutluluklarını daim etsin, Çapi'nin göbişini de yerim:)) 

Sevda'yı çok güzel anlatmışsın canım ekleyecek söz bulamıyorum, ikinizi de sevgiyle kucakladım, öptüm pardon üçünüzü de Çapi de var:)
muck:..

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:58
Müjdem,çok sağol cesur yüreğim ❤❤❤

Sil
Yanıtla

Oytunla Hayat14 Mart 2017 03:43
Oyoyoyyyyyy ♥
Merihcim sen nasıl incesin böyle, ben bile feci duygulandım okurken, güzel gözlü doktorcum nasıl duygulanır kimbilir :) Vallahi ağlar, ben diyim sana... Ama mutluluk gözyaşı kadar güzel birşeyde yoktur.

Sevdakuşu ♥ Ay ben bu ismi de çok sevdim :) İyi ki tanıdım dediğim nadide insanlardansınız. 
Dur gideyim bloguna da kutlayayım hakikaten :) İyi ki akıl ettirdin bize, taş gibi unuturdum yoksa ♥

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:59
Şebooooo,yaz kız cadı sekreter,Şebo hanıma teşekkür kartı dönülecek 😂😂Çok sağol Şebom❤❤❤

Sil
Yanıtla

Handan14 Mart 2017 08:22
Haarika bir yayın, hislerimize tercüman olmuşsun Merihim :)

Sevdam, şekerim, kutlu olsun günün :)

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:00
Voll-e var mı Voll-e 😁😁Çok sağol Handanım❤❤❤

Sil
Yanıtla

mevlüde Turk14 Mart 2017 11:05
Merihhhhhh ne ince kadinsin. Harika bir yazi, harika bir tanitim olmus, geriye diyecek birsey kalmamis bizlere. 
Sevdosuuummmmm bayramin kutlu olsun...

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:01
Çok sağol Mevluuudeeee ❤❤❤

Sil
Yanıtla

Daha Mutlu Yaşam14 Mart 2017 11:06
Ben de seviyorum onu :) Tüm sağlık çalışanlarının bayramını gönülden kutluyorum :)

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:01
Yurdagül çok sağol canım❤❤❤

Sil
Yanıtla

tülin14 Mart 2017 11:53
Ne hos bir hanimmis Merihcim. E, sen seviyorsan, vardir bir hikmeti :)

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:01
Çok sağolun Tülin hanım ❤

Sil
Yanıtla

aysel melike14 Mart 2017 12:35
Sevgi karşılıklıdır Merihim herkesi sevmen değer vermen takdire şayan.O Sevda var ya gerçekten anlatılmayacak bir kadın her meziyet onda ,o bizim gönüllerimizin bloglarımızın kraliçesi günü kutlu olsun.

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:02
Oy narinim,çok sağol kelebeğim ❤❤❤

Sil
Yanıtla

Sevda Şahin14 Mart 2017 12:57
Hekimlik hayatım boyunca aldığım en en en güzel tıp bayramı hediyesi bu Meriihhh.Nasıl ağlamayayım ama yaa.Hem de hıçkıra hıçkıra ağlıyorum lakin yüreğim öyle kıvandı ki,ben sana ne diyeyim kadın!!Beni anladığın,beni işittiğin,beni yüreğine konuk ettiğin hatta orada yer sahibi ettiğin için binlerce teşekkür ederim sana.Tam insanlardan tamamen kopmak istediğim anlarda bir mucize çıkıyor karşıma,son mucizem de sensin işte Merihciğim.Ben ne kadar veriyorsam,sen de o kadar veriyorsun işte.Ben bizim Handan'a hep derim ki;aynı ekmeğin hamuruyuz,aynı hamurun ekmeğiyiz. Meriiiih; ekmek ve hamur diyorum sana da.Sen beni böylesine mutlu ettin,Allah da seni mutlu etsin,iyi ki buradasın kadın.Yakında ekmeklerin de arkadaşlığımız gibi olfunlaşacak merak etme ❤❤❤❤❤

YanıtlaSil

Makbule Abalı14 Mart 2017 12:57
Çok düşüncelisin sevgili Merih.
Bayram gibi kutlanacak, doktorların mutlu olacağı 14 Mart'lar diliyorum.

Yanıtla
Yanıtlar

Sevda Şahin14 Mart 2017 13:03
Ah Makbule hanımcığım,emekli olma sebebimi özet geçmişsiniz adeta,çok sağolun.

Sil
Yanıtla
Yorum ekle
Daha fazlasını yükle...
 
Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)
HAKKIMDA

Merih'in Atmosferinde
Selam 26 yıl görev yapmış,emekli anaokulu öğretmeni ne yapar.Bebekleri ile oynamaya devam eder.Çer-çöp biriktirir onları yeni bir şeylere dönüştürür.Dikiş,Nakış,Eskileri yeniler,resim,seramik,incik-Boncuk aklına ne gelirse yapar.Kendisi gibi çılgın kızların arasına katılmaya karar verir.
Profilimin tamamını görüntüle
İZLEYICILER

BLOG ARŞIVI
▼  2017 (23)
▼  Mart (6)
S E V D A A A A .....TIP BAYRAMIN KUTLU OLSUNNNNN...
BAHARI PATLATMAK GELSİN İÇİNİZDEN...!
MANTI
BÜCÜRÜKÜN ANNESİ MÜJDE'sini BLOĞ 8 MART KADINI İLA...
Ağaç değil ,minnak bir FİDAN...
EL- VERENLERE SELAM OLSUN..!
►  Şubat (8)
►  Ocak (9)
►  2016 (108)
Resim Penceresi teması. Blogger tarafından desteklenmektedir.

9 Mart 2017 Perşembe

MİM-ÜÇ SORUDA DİKİŞ KIZ

                    Merih'in atmosferinde blogunun sahibi ,ağaçlara dil ve kişilik veren bacım Merih'in isteği üzerine yaptığım mime hoş geldiniz dostlar.Dımtısss.....Ooo,kimler kimler buradaymıışşş,dımmtısss....Hadi piste buyrun,oturmaya mı geldiiikkk,dımmtıssss.

                   1) Sihirli değneğim olsaymış,hayatımda neyi değiştirmek istermişim;şimdi,daha gençken sorulsaydı bir sürü şey yazardım buraya herhalde.Ancak bu yaşımda artık bir şey değiştirmek istemem,unu elemişim ve fekaaatt,eleğimi henüz asmamışım.Çünküüü,rahat batmış,ülke değiştirmişim.Üstelik de bildiğim yegane yabancı dil olan İngilizce'yi konuşan bir ülkeyi seçmeyip,dünyanın en zor dillerinden biri olan Almanca'yı konuşan bir ülkeye gelmişim.


                     O zaman ne yapıyoruz,yeniden sıralara dönüyoruz.Hadi bakalım,renk,dans.Sihirli değnek falan istemem,hayatım boyunca hiç hazıra konmadım ben,sevmem hazırcılığı,çalışacağız,başaracağız efenim.


                        2)Büyüyünce ne olmak istemişim,şimdi mesleğim neymiş;kendimi hatırladığımdan beri bildiğim şey,doktor olmak istediğimdi.Daha bit kadar çocukken,plastik bardakları zavallı kardeşimin orasına burasına dayayıp oskültasyon yapardım efendim.Yani steteskopla dinleme muayenesi.O zavallı yavrum benden çok çekmiştir,aramızda iki yaştan biraz az vardır,zavallıcık benim oyuncak bebeğim olma görevini taa lise yıllarına kadar sabırla üstlenmiştir.Şu anda kırk altı yaşındadır ancak hala benim bebeğimdir,

Ahan da benim oyuncak bebeğim budur.

             Neyse efendim,kardeşimin üzerinde yaptığım,uzun yıllar süren bilimsel çalışmalar neticesinde,çocukluk hayalim gerçekleşti ve 1992 yılında tababet sanatını icraa hakkını kazanarak,hekimlik diplomasını elime aldım.Haa,Almanya'da o diplomam geçersizdir,yirmi beş yıllık hekimlik tecrübesine sahip bu bacınız,es kaza yolda biri düşüp kalbi dursa burada müdahale edemez efendim,suçtur.

 Bu da benim kahramanım Fırat,dünyanın en tatlı karikatür çocuğudur.Uğur Gürsoy'un ellerine,yüreğine sağlık ❤

                      3) Burçlara inanır mıymışım,özelliklerini taşıyor muymuşum;ikizler burcuyum,yükselenim de aslan.Okuyunca karakter özelliklerinin bazıları bana uyuyor ama çoğu da uymuyor.Yani pek ilgilenmiyorum,günlük burç falan da okumam.Ancak gezegenlerin,yıldızların vs nin çekim güçlerinin etkileriyle bir takım olayların tetiklendiğine inanırım.Neticede bilimsel bir olay,yani astroloji ve metafiziğe bilimsel veriler ışığında inanırım,


                  Hadi kalın sağlıkla,mutlulukla.